öl'dür

Gece bittiyse gündüz gelir ardısıra, nasıl ki dolanırsa dünya çevresinde ay, ben dolandım güneşimin çevresinde; günde bilmem kaç kere; düşlerde… Gelmedi vakit… Gelmeyecek…
Bir eski masaldı, unutuldu; kaybolmuş bir hazineydi ilk insanlardan kalan, kayboldu; bir yüreğin atış sebebiydi, toprağa gömüldü… Bir piç gibi ardında kalan herşeye lanetini bürüdü aşk…

Astarı yüzünden pahalı bir ölüm sebebiydi bu… Ölürken öldürmek için sebepler edindim farketmeden… Dilimden dökülmedi hiç, bir tükrük gibi yalanlar.. Yuttum hep dudaklarından bu zehri, zevkmişcesine… Ben yiterken seni de yok etmek için besledim içimdeki militanı… Hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalamazdı… Kin büyüttüm sevgi koynunda… Aşk ile nefret arasındaki kankardeşliğiyle sarıldım sana… Aşığım dedikçe, aşkımın bir hiç sevişlerine kurban gidişini izledim oturduğum yerden… Acıdı yüreğim, acıtmadığım halde bu kadar çok… Affetmek hatasına düştüm defalarca… Affetmeyeceksin! Kimseyi ve hiçbir zaman… Aklın varlığına inanacaksın, akılsızsa bir insan; keseceksin boynundan tek bir bıçak darbesiyle hayat damarını… Hayatında yeri kalmayacak… Bir çöpü yerden alıp beslemeyeceksin evinde, koynunda, cebinde… Ne alınır ne satılır… Vermeyeceksin hiçbir çere-çöpe değeri ki, değerin bilinsin…
Döksem içimi kör bir kuyuya, dolar da taşmasından korkarım… Kussam içimdeki nefreti, dünyanın ibret almayacağını bilmekten utanırım… Dişlerim arasında sıkıştırdım öfkemi… Dilimin ucunda ölümün soğuk bedeni… Dokunsam taş kesecek yüreğin namertliğinden ben utanıyorum; namertlerse kendi zevk-i eğleşinde…
Acıtmadım, acıdım… Kanatacağım artık tüm acıya sebep yaraları.. Kapatacağım göz yaşlarımdaki tuz ile yaralarımı… Öldüm desem yok ağlayanım.. Anladım kimseye sırtımı dayamayacağım, kimsenin omzu olmayacağım..! Doldu beynimin kör kanalları, kapandı tüm açık damarlarım: felçli bir ruhun zindanı içinde varlığım… Dayanamıyorum bu hayata… Kaçıp kurtulmak için binbir çaba içindeyim…
Kır dök yarala…
Kes biç parçala…
Her bir kan damlasını dudaklarım arasından şevk ve neşeyle yalayabilirim… Dişlerim arasında parçalayabilirim o haz makinasını… Ucuza gideceğine, amacıma alet etmek için kullanabilirim bu bencillikle… Kin ve nefret doluyum sevgim içinde… Tutmayın beni, ölüm kokuyor ellerim… Tutmayın duvarlarıma yeni bir renk seçeceğim… O cansız ruha adayacağım cansız bedeni… Belki bir anlam ifade edecek gidişiyle… Ah nerelerde kaybettim ben kendimi… Nerde verdim ruhumu… Kurtarmam gerek kendimi..
Susmam…
Ve başlamam yeni katil ruhumla yeniden karışmaya topluma….
İyi ol..
İyilik yap..
Nereye kadar !
Öldürmem gerek seni ! Önce kendi içimde!

bir kaç ay evvel, bostancı-taksim dolmuşu..

5 defa yorumlanmış

  1. psytrance |

    öyle öldür ki beni
    kalmasın tek parçam
    zerrelere ayır bedenimi ve kanat
    kanım aksın caddelerin oyuklarından ve ruhum ıslansın
    kalmasın ne varsa benden kimlik tanımlayan;
    parmak izleri, dişler, kemikler…
    sadece kan
    ve yağmur yağsın, temizlensin dünyan.

    öyle öldür ki beni
    kalmasın seni zikreden tek parçam.

  2. zikrinden geçerim elbet,
    göz görmese alışır her yürek,
    fikrinde kalmışsa da küçümen bir parça
    oyacağım gözlerini
    ben rüyalarında yüz yıllık karga…

    bu şehri ıslattım her gece,
    en hassas noktalarına dokunarak
    yağdı kan,
    yağdı cerahat üzerine,
    ayyuka çıkan her çığlığı süsledim
    kabuslarda büyüttüğüm lanet ile…

    gel şimdi zaman,
    git şimdi kazan,
    öyle bir mutluluk ki içimden kopan,
    her bir zerrene zerk edeceğim,
    ben hayatında masum çocuk,
    geceleri rüyanda kabusun olarak…

  3. psytrance |

    şehrimde amonyak
    ve kuru kan kokusu
    çatırdayan kemiklerimle ben
    eriyen
    tükenmedim, tükenemem sen gitmeden düşlerimden
    sen;
    sevgilimin bedenine gizli katilimin silüeti
    sevinçlerim
    korkularımın mutesebbibi…

    gelen geçen, geçen ve giden
    zaman
    benden
    sensiz geçen
    zaman…
    değiştiremedi gerçeği
    sen;
    ruhumun zehiri…

  4. ıslak demir kokusuyla kamufle eder kendini
    yayılırken bu şehrin sokaklarına kan kokusu

    kıvrak danslarıyla dolanır sokakları
    tükenirken göze doluşan timsah gözyaşları

    bir kapı açılır, bir kapı üstüne kapanırken
    hiç kimse değiştiremedi gerçeği, bu evin sahibi evsizdi

    şimdi kapat pencerelerini, sımsıkı olsun perdelerin,
    gir içeri son duanı et, ruhundan azad ettim kendimi

    bu son korkum,
    ilk sevincim gibi olsun…

  5. psytrance |

    ilk sevincimdin…
    son korkum.
    beni korkularımdan doğurdun…

    için acır, aldırma
    üstün batar birazda…
    daldır tırnaklarını bağrıma.
    içime dokun, içime, derine
    yaraladığın yerlerimin acısını tanı biraz da.

    ki kolay sanıyorsan, kolay değil böyle her gece seninle ölüp
    her sabah doğum sancıları çekmek
    sevginle kıvranan benim,
    tanıdın mı?
    beni sevmiştin.
    yada kandırılmışlığımın kırılganlığına aldırma
    herkes kadarım nasılsa
    herkes kadar
    ve hiç kimse…

    burdayım
    ve yokum senin için
    gecelerinde yada gündüzlerinde değilken gece ve gündüz seninim
    ve haberin yok senin…

yorumla