tanrıların çocukları

Bi’ hata var gözümden kaçan…
Ben koştukça beni kovalayan bir ebe: bir eli kanlı-bıçaklı kasap gibi gece…
Bir hata var sözümden kaçan…
Ben konuştukça beni tüketiyor: sustuğum vakitler doluyorum, taşıyorum yüreğine…

***

Sessizce sokuldum yanına… Işıkları söndürüp bir tek gece lambasını bıraktım… Salondan içeri, o aydan uzak odanın içine sinsice yerleşsin diye ışık… Sokuldum yanına… Sokuldu karanlık koynuma… Nefesimi tuttum… Burun deliklerim açıldı, ciğerlerime sindi kokusu… Kalp atışlarımı duydum boynumda, şah damarımdan koynuma uzanan… Tanrıların huzuruna durdum titreyen ellerimle… Korkmadım hayır, korkutmadım hiçbir evi meçhul yalnızlığı… Sıcağı çektim ruhumun soğumuş kadavrasına… Titredi yastık… Titredi çarşaf… Titredim kendime geldiğimde… Tanrıların huzuruna durdum bu gece… Beni affetmeyecek olsalarda, af diledim ölümün orağını elinden aldığım için geceden…

Öptü beni… İstedim ve öptü.. Uzandım ve öptü..

Bir soğuk neşterdi dudakları, her öpüşüyle çoğaldım. Dudaklarımı bıraktım ıpıslak boşluğa, büyüdüm ve yaşlandım… Gök doldu odama; Ateş sardı dört bir yanı; Toprak oldu leda; Ter boşandı usul usul omuriliğimden yaradılana… Bir şuh nida gibi kaydı gırtlağımdan can; gırtlağından içeri kayarken zemzemden salyam… Dokundum… Durdum… Dokundum… Dondum… Tuttum leb-i derya içinde yarım kalmış tüm sancıtan ağları, ağrıları; ceplerimi doldurur oldu aldığım hayalet sancıları… Durdum bu nizamda Tanrıların karşısında; sen uyuyordun karşımda… Çırılçıplak ve yeni doğmuşcasına… Ben ganj nehrini odama taşımış, kıyında kendimi arıtıyordum…

Uyandı toprak, yandı ateş, koptu fırtına, aktı nehir; yüreğinden, kirlenmiş bedenimi arıtarak…
Sarıldı sonra bana… Ellerimi iki yana açıpta uzandığımda… Göğsüme koydu başını… Sarıldı tekrar tekrar bana…

***

Bir hata vardı özümden kaçan…
Sözümü kovalayan bir gerçekçi yalandı bizi mutsuzlukla kandıran…
Bir hata vardı beni ona kaçıran…
Sevmek diye birşey yoktu aslında, …
Çünkü biz Tanrı’ların çocuklarıydık ve ne yaratırsak onu yaşayacaktık….

19.05.2009 / 22:35 – 01:01

4 defa yorumlanmış

  1. psytrance |

    gün doğumuydu tenin.. sarılıp uyuduğum çarşafım, yastığım, yorganım… geceleri dilimdeki ilahi duam… aşkım…
    bir fahişenin tırnaklarında kan pıhtılarım, sana kaçmıştım. yorgundu umutlarım, düşlerim kırılgan ve en temiz duygularım kurşuni… bir mavzer kadar ağırdı düşüncelerim kendime ve sen, fedakar, naif, sevecen… bütün kırıklıklarımla beni sarmıştın.
    oysa ben içinde intihar besleyen militan.
    sert rüzgarların direngen kayalıkları.
    en acıtan yalan.

    çok çabaladım inan normal insanlar gibi hükümsürebilmeyi pembe dünyanda… pamuk şekeri, hulohoplar, küçük oyunlar… sen herşeyi renklendiren sevdam. renklerin yutanıdır karam, rengim… tenim, aşkların yutanı…

    not’a gerek olmadan çıkılan yolculukları daha çok severim aslında… yol boyu mektuplar yazabilirsin ozaman. sorumsuzdursun ayrıca söylediklerinden. hatta biraz karmaşaya gelirse haklı olduğunu bile sanabilir geride kalan…

    ama sen. aşkımın çocuksu emektarı.
    ben intihar militanı…

  2. patlattım tek bir dokunuşla vücuduma bağladığım dinamitten ölü aşk tohumlarını…
    binbir sevdaya yapıştı kaldı parçalarım… bu yüzdendir sana sakat varışlarım…
    ***
    kapandı perde!
    açıldı göz’enekler!
    ***
    açtım gözlerimi, bir hastane odası serinliğindeydi avuçların,
    bandajlarımdan taşan iltihaplarımı temizliyordun sen…
    kapattım gözlerimi mecalsiz karanlığa, nefesindi hissettiğim kulağımda…
    saçlarımı okşadın sonra; bense uyku provasında kendime kayboldum…
    ***
    kapandı göz!
    kelebek oldu söz!
    ***

    tek bir lafınla kalktım ayağa; bi’ zaman irdelendim, direndim, kirlendim…
    kaçmak isteyipte sana vardım hep…
    acılarımla beslemek istemedim gözlerindeki nur’u…
    sancılarımın zindanında büyütmek istemedim o çocuk ruh’u
    dünyayı dolaşan bir seyyah oldum hayalin üstünde yol alan,
    ve uzaklaştığım noktaya vardım her zaman,
    sana uzandı sevdam…
    senden kaçtıkça, rüyam; senden uzaklaştıkça dünyam oldun…
    bunca emeğine karşılık ben sadece…
    sadece ben aşk için yaşayan,
    azılı bir militan oldum…

    (14:10 – 15:03)

  3. ne yaptın sen çocuk..

  4. ne yapmışım ? Tanrıları mı kızdırdım yoksa ?

yorumla