yol

O yol hiç bitmesin istemiştim. Adımlarıma ayak uyduruşunu izledim; geçerken hayatımdan, ömrümün son masum hayaleti… Adımlarını izledim. Siyahın vücuduna hapsoluşunu ve siyahın üstünden kayboluşunu izledim. Azrailim oldu: kapkaraydı giydikleri… Karanlığa yürüyordum; kendimi izledim: ömrümün son çocukluğuydu teni… Öptüm, kokladım, son şarkımı söyledim… Bu kulaklarına kendimi son hapsedişim…

O yol hiç bitmesin istemiştim. Saatler alsaydı keşke, varmak istediğimiz o ayrılık; o durak; o yalnızlık… Günler geceler sürseydi, daha mı az üzülecektik ki ?
Bilemedim…

O yol hiç bitmesin istemiştim. O kaldırımdan tekrar yürüyebilmek için hiç bir mecalim kalmadı artık. Onu son kokladığım yere sinmiştir şimdi kokusu; ona son sarıldığım kaldırıma yapışmıştır saçları, ojesi, ruju ve kanı… O yolu tekrar yürüyebilecek kadar gaddar olabileceğimi sanmıyorum artık… Ben masum bir katilim, faili meçhul hiçbir cinayette bulunmaz parmak izim… O kirletilmemişliğini, o beyazlığını, o duru saflığını orada herkesin içinde öptüğümde; ben ruhumu teslim etmiştim.
Ardımda bıraktığımsa: kadınım…
Ölen ben, öldüren de gene bendim…

O yol hiç bitmesin istemiştim. Onunla müttefik başladığım savaşın hiç bitmemesini ister gibi… Ama bir öğle vakti, bir gecenin ertesi, bir derdin tasasıyla büyüdü, kabus oldu, katran oldu, zifiri oldu…
Hangi şekliyle daha az üzülecektik ?
Bilemedim…
Birlikte varmak için çıktığımız bu yolun sonuna sevinemedim…

28.06.2009

tek yorum var

  1. ve sen, katilim…
    giderken o yolda, ben umutlarımla birlikte kan kaybettim.
    sen,
    vampirim…
    eve benim kansız ve soğuk bedenimi teslim ettin.

    göm beni. bırak bu martavalları. yürüdüğümüz o yolun kaldırım taşlarını patlat üzerime ve yüreğinin boşluğuna göm beni. içinde yumruk kadar olmak istiyorum; ve yutkunama. adımı her hatırladığında dolsun boğazın, gözlerin kızarsın; ama ağlayama. nasıl yürüdüm ve ağlayamadıysam yanında, nasıl zorsa; anla!

    sen, en büyük savaşım; tek ganimetim.
    boynumdaki uğursuz madalyonum, içine kitlendiğim hazine sandığım
    beni pare pare eden tırnak çakım
    gençliğim
    temizliğim
    umudum
    saflığım…

    öldürdün beni, haklısın. masumiyetimin hatrına derimi kemiklerimden ayırdın. iyi niyetimin hatrına kanımı emdin. ve ben bir cesedim…

    beyaz gelinliğime kan sıçradı. vampirim, beni emer misin?

yorumla