karantina
aynadan çıktı öteki yanım,
beriki yalnızlığım;
aynadan çıktı geçmiş hatıralarım,
beriki geride kalmışlığım;
ben bir ressam’ım:
çizdiğim her resimde kendimden,
kattığım her renkte sevilenden,
asıldığım her duvarda gölgemden bir parça bırakırım.
ben bir kalemkeş’im:
yazdığım her satırda korkularım,
attığım her imzada kusurlarım,
gönderdiğim her ithafda hatıralarımı saklarım.
ben bir cüzzam’ım,
ben bir hüzzam oyuncusu,
çaldığım her kalpten kutuda çıkacak
üçe ayrılmış parçalarım…
bazı zaman da ben
gök yüzüne çıkar dolaşırım,
ölümlerin baş gösterdiği
aşkla karışık yağmurlu havalarda
felç geçirmiş bir yanımı avutup
sağlam kalan yarıma çatarım.
saati çalıyor azrailin,
gidip teslim alacak ruhları emanetçilerinden
kapı çalıyor,
çekip çıkmalıyım,
bugünde kurtulanların karantinasından..
[09.12.2009 - 13:50 ]
3 defa yorumlanmış

Bugünün insanı kimden korkuyorsa, kim ona yok ettiği kendisini hatırlatıyorsa onu öldürmek ister.
yok olmuş bir kişilik gibisin,
ya da korkularına yenik, silik bir kişilik
ya bir hiçsin kanımca,
yada kendi pimini çekmiş bir sefil anca,
bugünün insanı nefesinden korkar oldu,
bugünün insanı gölgesinden kaçak;
kim kimi yok etmeye çalıştıysa da nafiledir aslında,
öldürme fikri kadardır insanı aciz yapan, unutma..
kim yok edebilir beni,
kim yok edebilir benleri,
kim yok sayabilir gerçeği,
kim kimi yok etmeyi kendine matah görebilir,
sen ölüm kelimesini dudaklarına ne kadar yakıştırabilirsin ki
şaşırma…
unutma,
ölümden korkmak, köpekten korkmak gibidir
telaşın ve evhamın kokusu yayıldıkça göğe
ilgi çekici gelir it olana insan
ve havlar durur titrerken dişleri
bu sokak itlerinin ısırmayacağı dünden belli..
bugünün insanı,
dünün kalanı,
gecenin sabahı,
günün sevdalısıyım,
tek korkum, korkusuzluğum…
Yeri geldiğinde ölmesini bilmek ne büyük bir onur…..