Alim Vedat Süner gönderileri
üflenmeyi beklerken unutulmuş bir mum
bir doğum günü pastasına kondurulmuş,
en cılız mum ben olsam;
yanarken bedenim,
erir dilediklerin,
unuttuğun her bir dudakta.
[23.01.2012 / 03:10 : (sevgiliyle can bulan çocuk) ]
bi’gün
bi’gün,
bugünden daha da yorgun olacak bedenlerimiz,
bi’gün,
bugün gibi yaşamak istemeyeceğiz hey’canla,
bi’gün,
bugünden daha da geç olacak
bu’gün için…
[23.01.2012 / 03:01 : (sevgiliyle can bulmuş dizeler) ]
yalandan yalnızlık
gece çökünce, gün döner arkasını ertesine,
şehrin ağır ağır yalnızlığı çekilince hanelerine,
yalnızlığına sarılmayı
marifet saydığında, işte böyle gecelerde,
dolanırsın yalnızlığına;
farkına bile varmadan,
seni çekip çeviren sarmaşığa…
oysa, yalnız olamaz ki insan,
hiçbir insan kendine bu cezayı kesemez ki,
hiçbir canlı kendini yalnızlığına hap’sedemez çünkü,
hiç,
hiçbir,
hiçbirşey,
bizim kadar yalnız kalmayı beceremez şu hayatta…
yüzümdeki gülümsemelere aldırış etmiyor gökyüzü,
rüzgar yer yer tuzunu kurutsa da,
gözlerimin çehremden süzülüp gidişine
aldırmıyor atmosfer…
şimdi hava kararıyor,
hiç bu kadar soğuk olduğunu hissetmemiştim havanın,
hiç,
bu kadar sarılmamıştım yansızlığına,
hiç,
bu kadar bir yanım eksik kalmamıştı…
dedim ya,
hava kararıyor..
ve ben başka bir yalanla avutuyorum,
yalandan yalnızlığımı..
