sustur kelimeleri, beraat etsin yüreğim!
yönünü kaybetmiştir artık
senin için doğmaz bu güneş
kuşların göç vakti erken gelmiştir artık
artık gitmek vaktidir,
artık susmak…
solmuş çiçeklerinle bu bahçeden,
çekip gitmek zamanıdır şimdi,
şimdi zamanıdır çekip gidebilmenin,
mevsimler içimizden güz rehavetiyle geçerken…
gökyüzünde bir güneş
kar topluyor eteklerine dağlarının,
ve son yolcusu bu vagonların
bir ıslak seyyah çarığıdır..
dumanına karışırım gökkubbenin,
dumanıma karışır küllerim,
duman gibi yok olur geçmişim,
sustur kelimeleri,
beraat etsin yüreğim!
[ 01.02.2010 / 10:31 ]
devamıyeni-lik
bu yeni toprak üstünde,
doğacak olan her yeni çocuğa,
merhaba..
ve geçmişte kalan her anıya
çekilmiş bir sünger gibi zaman,
öyleyse elveda..
uyku'susuz
uzanmış yatağa
düşleri kovalıyorum
uyku dolanıyor ayağıma
sensizliğe uyanıyorum.
ben sana doluyorum!
gün ve gün giderek..
seninle açsam gözlerimi:
dakikalar aceleci,
saatler kısa,
günler yetersiz
bak aylar bile geçti..
ben sana dokunuyorum,
aşk ile doluyorum..
dur vakit kendini kandırma
kelimeler kalemime gizlenmiş
bak artık yazamaz oldum,
en son ne zaman hüzünlendim
ne zaman gözüme yaş hücum etmiş
bunu bile hatırlamıyorum..
vakit geç oldu,
geç kalınmış mısraları karalıyorum
kim bilir ne zaman başladım yazmaya
ama seninle nihayeti buluyorum
bu gece de,
sana susuzluğum,
sana uyuyorum.
[ 13.11.2009'dan 19.01.2010'a.. ]
devamıyalnız not, yanlız not!
uyku dediğin iki kişilik olmalı,
şimdi sen yanlız uyuyabiliyor musun yatağında?
uyku dediğin yalnız seninle olmalı,
şimdi ben uyuyamıyorum senden uzakta..
[19.01.2010 / 02:37]
devamıI. Muhannes
sessizliğime büründüm,
gölgeme bile dokunur ziyanım,
çıkmasın merdbazlar karşıma,
uzaktan havlayanı bile taşlarım!
karantina
aynadan çıktı öteki yanım,
beriki yalnızlığım;
aynadan çıktı geçmiş hatıralarım,
beriki geride kalmışlığım;
ben bir ressam’ım:
çizdiğim her resimde kendimden,
kattığım her renkte sevilenden,
asıldığım her duvarda gölgemden bir parça bırakırım.
ben bir kalemkeş’im:
yazdığım her satırda korkularım,
attığım her imzada kusurlarım,
gönderdiğim her ithafda hatıralarımı saklarım.
ben bir cüzzam’ım,
ben bir hüzzam oyuncusu,
çaldığım her kalpten kutuda çıkacak
üçe ayrılmış parçalarım…
bazı zaman da ben
gök yüzüne çıkar dolaşırım,
ölümlerin baş gösterdiği
aşkla karışık yağmurlu havalarda
felç geçirmiş bir yanımı avutup
sağlam kalan yarıma çatarım.
saati çalıyor azrailin,
gidip teslim alacak ruhları emanetçilerinden
kapı çalıyor,
çekip çıkmalıyım,
bugünde kurtulanların karantinasından..
[09.12.2009 - 13:50 ]
devamısorular üzerine doğaçlama
sen aşka yeteneklisin;
ben yaşamaya çalışıyorken yazıyorum,
sen yazılacak bir aşkı yaşıyor ve yaşatıyorsun,
ki sen kelimelere özenirken
ben senin yüreğine özeniyorum…
kim kime özensin şimdi
ben bu sorunun çözümünü bulamıyorum..
