yeni-lik

bu yeni toprak üstünde,
doğacak olan her yeni çocuğa,
merhaba..

ve geçmişte kalan her anıya
çekilmiş bir sünger gibi zaman,
öyleyse elveda..

devamı

uyku'susuz

uzanmış yatağa
düşleri kovalıyorum
uyku dolanıyor ayağıma
sensizliğe uyanıyorum.

ben sana doluyorum!
gün ve gün giderek..

seninle açsam gözlerimi:
dakikalar aceleci,
saatler kısa,
günler yetersiz
bak aylar bile geçti..

ben sana dokunuyorum,
aşk ile doluyorum..
dur vakit kendini kandırma

kelimeler kalemime gizlenmiş
bak artık yazamaz oldum,
en son ne zaman hüzünlendim
ne zaman gözüme yaş hücum etmiş
bunu bile hatırlamıyorum..

vakit geç oldu,
geç kalınmış mısraları karalıyorum
kim bilir ne zaman başladım yazmaya
ama seninle nihayeti buluyorum

bu gece de,
sana susuzluğum,
sana uyuyorum.

[ 13.11.2009'dan 19.01.2010'a.. ]

devamı

yalnız not, yanlız not!

uyku dediğin iki kişilik olmalı,
şimdi sen yanlız uyuyabiliyor musun yatağında?

uyku dediğin yalnız seninle olmalı,
şimdi ben uyuyamıyorum senden uzakta..

[19.01.2010 / 02:37]
devamı

I. Muhannes

sessizliğime büründüm,
gölgeme bile dokunur ziyanım,
çıkmasın merdbazlar karşıma,
uzaktan havlayanı bile taşlarım!

devamı

karantina

aynadan çıktı öteki yanım,
beriki yalnızlığım;
aynadan çıktı geçmiş hatıralarım,
beriki geride kalmışlığım;

ben bir ressam’ım:
çizdiğim her resimde kendimden,
kattığım her renkte sevilenden,
asıldığım her duvarda gölgemden bir parça bırakırım.

ben bir kalemkeş’im:
yazdığım her satırda korkularım,
attığım her imzada kusurlarım,
gönderdiğim her ithafda hatıralarımı saklarım.

ben bir cüzzam’ım,
ben bir hüzzam oyuncusu,
çaldığım her kalpten kutuda çıkacak
üçe ayrılmış parçalarım…

bazı zaman da ben
gök yüzüne çıkar dolaşırım,
ölümlerin baş gösterdiği
aşkla karışık yağmurlu havalarda
felç geçirmiş bir yanımı avutup
sağlam kalan yarıma çatarım.

saati çalıyor azrailin,
gidip teslim alacak ruhları emanetçilerinden
kapı çalıyor,
çekip çıkmalıyım,
bugünde kurtulanların karantinasından..

[09.12.2009 - 13:50 ]

devamı

sorular üzerine doğaçlama

sen aşka yeteneklisin;
ben yaşamaya çalışıyorken yazıyorum,
sen yazılacak bir aşkı yaşıyor ve yaşatıyorsun,
ki sen kelimelere özenirken
ben senin yüreğine özeniyorum…
kim kime özensin şimdi
ben bu sorunun çözümünü bulamıyorum..

devamı

bugün olmayı bekleyen yarın

ne garip bir hayat bu:
gözümde canlanıyor,
geceler ve bir dolu masallar…

*içi boş kalıplar, dışı süslü kaplar
insanlarla dolupta taşar…
ve aklımı fikrimle dağlayan düşünceler,
gözlerimi sözleriyle boğan geceler,
acıyı varlığıyla vücuduma katan kişiler;
vazgeçtim sizi özlemekten…
alim bir uzun yoldur, uzar gider…
*sessizliğe boğulupta durduğunda hayat,
firardayım sanar beni öteki yanım…
gözlerimdeki gülüşün saflığını
anlamaz artık düşmanlarım…
elimde avucumda tuttuğumdur sıcaklığım,
işte o da benim tek varlığım…
can gibi saklarım..
*doldurdum dallarını bu ağacın
kağıdım ve kalemimde gelecek hesaplarım
ne han vaadediyorum yarına,
ne de saraydır planlarım
bir teknedir yüklediğim umutlarım
ya batarım, ya da limandır yarınım
*kaçıp gider aklımın bir köşesinden
duvarlara vura vura geçmiş günler,
kendini unutturmaya adamıştır
intihar eylemcisi hasmıma geceler
*kapat gözlerini vicdanına
kapat gözlerini de yüreğine sor beni
alim artık bir meczuptur
sevdasından sor artık geleceğini

[20.11.2009 - 00:27]
devamı