sen?
ben hayatın savaşında kan kaybettikçe,
beni rüyadan uyandıran her yaraya,
o içindeki çocuk inançla
sen deva olabilir misin?
ben şimdi uyku vaktini geçirmiş,
huysuz bir çocuk olsam da,
mahmur gözlerimi dolduracak
uyku’m sen olabilir misin?
dakikalar saatleri,
saatler günleri kovalarken,
bu hızla çarpan yüreğimi huzurla
her sabaha uyandıran sen olabilir misin?
kayıp bir kenti ararken içimizde,
zamana yenik düşersek eğer
son bakışımda hayata
gözlerimin içinde sen olabilir misin?
[ 27.01.2011 / 01:45]
acıtma’k
dile getiremediği sevdanın hırsı ile,
bastırılmış her duygudan
güç alarak vuruyordu göğsüme
vurma dedim,
vurma kalbime,
senin canın yanar..
[ 23.01.2011 / 23:55 ]
kim bilir?
belki senin gözlerine hep bir hüzün asılı kalmıştır,
gülüşünde bile gizlediğin o acıya akran…
belki hep sakladığın bir yanın olmuştur,
seni yıllardır tanıyan dostlarına rağmen…
belki sen en mutlu düşlerden bile sakınıyorsundur,
düş kırıklarından yara almamak için…
belki sen aşk diye hep bir yalana sarılmışsındır,
kendini bile bile kandırdığın…
belki de ben tüm bunları,
sen yanıma ortak etmek için uyduruyorum…
kim bilir…
[ 19.01.2011 / 01:17 ]
bilmiyorsun ama..
öpmek için can attığım saçların
korkak tenine döküldükçe,
sana sarılmak için çırpınan kollarıma
şüpheci martılar doluşuyor;
kanatlarında ellerinin soğukluğu,
ulaşılmaz bir mabed gibi..
sen konuştukça dökülen her kelime,
beynimin dehlizlerine akıyor,
sahil boyunca uzansam şu soğuk zemine,
köpük köpük kabaracak yüreğim,
yüreğin topraklarında med-cezir ile…
sen sustukça çoğalan bir yalnızlığım;
büksen dudaklarını, kırılan bir dal,
kupkuru çölün ortasında;
gözlerine neşe doldukça uyanır,
bin yıllık çarmıha gerili tutkum,
ve bilsen bütün bunları sen,
teninde çiğ tanesi olur ruhum..
[ 19.01.2011 / 00:20 ]
aşk’a..
“seni seviyorum” dedi..
ne kadar da acizdi bu kelime
ve ne kadar acizdik bu kelime karşısında…
oysa ben,
oysa senin için yaşama sarılıyorum sımsıkı,
geleceği güzelleştirebilmek için planlar yapıyorum,
yüzünü güldürebilmek için hayaller kuruyorum,
kalbine huzuru zerk etmek için nefsimi zehirliyorum,
gözlerinde endişe olmaması için,
gözlerimi senden bir an olsun ayırmıyorum ki, kendini yalnız hissetme diye,
ellerini bırakmak istemiyorum ki, üşümesin diye ellerin,
ve kafamdan geçen binlerce kelimeye susuyorum ki
iki kelimeyle bu aşkı baside indirgemiyeyim diye…
tüketiyor insanlar,
aşk diye beden sancısını yüreklerinde,
ben sakınıyorum o iki kelimeyi senden,
sakınıyorum ki, aşk’a gölge düşmesin diye..
