sis: "beden"
bi’gün
bi’gün,
bugünden daha da yorgun olacak bedenlerimiz,
bi’gün,
bugün gibi yaşamak istemeyeceğiz hey’canla,
bi’gün,
bugünden daha da geç olacak
bu’gün için…
[23.01.2012 / 03:01 : (sevgiliyle can bulmuş dizeler) ]
ölüm // sen hiç -1-
ölüm,
yalnızca bedeni terk etmesi değildir ruhun,
ölüm,
yalnızca dünyadan göçmek değildir,
ölüm aslında,
sen kendini hayattan men ettiğinde
gözlerindeki donuk bakıştır.
sen hiç katil olduğunu düşündün mü?
[ 29 Nisan / eski yazıtlar ]
katliam
kapanan gözlerimin aralığından
dişlerini gösterdi karanlıkta
siyahın içinde parlayan bembeyaz
ve bulaşmış kanımla süslü ağız boşluğunda
kibar bir küfür gibi ten parçalarım
bekle sabahı dedi,
bekle…
ruhum aforoz edilmiş bir zangoç gibi
zindanlarda kırık bir çan tınısı aramakta
ellerime ve ayaklarıma geçirilmiş prangalarla
sırtımda sert bir derinin tecrübe izlerini
geçmişin gizlerini kazımakta vücuduma
dayan dedi bana,
sabaha kadar dayan…
aç gözlerini son bir gayretle pollyanna kılıklı adam
eteğinde meyvelerle alice harikalar diyarından kaçmakta
bu şekerpare’den evlerle süslü rüyandan uyan
eli kanlı bir yalnızlıktır sabah seni uyandıracak olan
uyan,
acıya uyan,
bu bir katliam..
…
“ruh, bedenin istekleri karşısında sadece kötü zaman geçirirken,
beden ruhun istekleri karşısında işgence çekmektedir” dedim kendime…
uyudum sonra…
30.09.2009 / 15:49
kalan
tut dudaklarımı uzansın dudaklarına
varacağım son kara parçamsın
nihayetinle, tenim kadar yakından tanışım
bedenim ve nefsimle, ben sana kalmışım
