sis: "kadın"
şiir ve kadın
o gelince eksik kaldı bir yanı..
ama bırakmadı varlığını, kaçtı…
yere dökülen mürekkep bulaştı
ayaklarından tüm salona
ve o giderken hiç bir ses duyulmadı…
parmak uçlarına basarak ayrıldı
kadınım usul usul girerken yatağa
az önce onun yattığı yerler ıslak kalmıştı
söylemedim,
kendime sakladım kelimelerimi
ve gideceği zamanın ertesine..
sustum,
izledim…
biliyorum saklanmıştı; en kötü komşu kaldırıma
kadınım gider gitmez
tekrar girecekti koynuma
anlat diyecekti şiir,
anlat aşkını bana..
22.08.2009 / 02:12
devamıben, sen, o!
ben:
bir kelimeyi takip etti diğerleri, cümleler aktı önüne sel gibi… varlığından çok anlamında yitirdi adam kendini… kelimeler salındı geldi gözleri önüne; adam korktu “öleceğim” diye… bir meydan mitingiydi bu adamın yüreğinde; her seçim öncesi yüzünde alaylı eğitimli, hüzünlü gülümseme…
sen:
bir kelimeyi takip etti dudakları, bir kelimeden hep kaçındı. yaklaştıkça uzaklaşan, uzaklaştıkça içinde hissettiği o sıcak duyguydu yenildiği; göğsüne bastırmak istediyse de varlığının serkeşliğine yenik düştü adamın; upuzun saçlarını gökyüzünde tarayan kadın…
o:
geçer yıllar, başlar göçler ve göçebe düşlerin yerine yurduna sağnak yağışları… mevsimler gelir, mevsimler -ve hatta neler neler- geçer gider bu sokaklardan; herşeye rağmen terketmemeli insan bu şehri; vazgeçilmez istanbul’dan… ıslak sokaklarında yürünecek bir yüreğin varlığını bilmek kadar güzeldir, varlığından gurur duymak… binilmemiş trenler, gezilmemiş koylar ve oturulmamış banklar kalmayıncaya kadar, güzeldir bu şehir! sonra mı ? yaşanmışlığı güzelleştirir, kaybetmedikçe insan satırlardaki ismi… hatıralar, hatırlatıcılar: hatırlanan hala bir küçük sevdaysa mana kazanır, değerlenir yürekte… hep öyle kalınması dilenir, kötülüğe bulaşmadan: aylarca hatta yüzbin senelerce… tüm şehrin duvarlarına ve kemerlerine adını karalasada aşıkların, bir gün bitecektir elbet… bilir bunu şehir, geçmişinden tecrübe edinerek.. hiç başlamadan bitmişse ve yaşanacaksa bir ömür katıksızlığıyla: ölümsüzlüğünü kazır kaldırımlarına ve hatta gecelerine bu şehir…
son:
kelimeler bilenir, bıçak kemiğe kadar dayanır.
sözler söylenirse yürek binbir parçaya dağılır.
vakit yetse, sevişmeler günler geceler alır.
gönül sebebi meşk ise geriye acı kalır.
amma ve lakin aksi haline sığındıksa:
ölümsüzlük bizle yaşayacaktır,
ulaşamadık diye içimiz sızlamayacaktır,
biliriz ki aşk bizim içimizde hep varolacaktır,
varlığımız bu şehre baki kalacaktır.
