<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Alim Vedat Süner &#124; dreamOn &#187; masal</title>
	<atom:link href="http://www.alimsuner.com/tag/masal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.alimsuner.com</link>
	<description>alim vedat süner</description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Jul 2010 14:49:39 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>dadaist çingene masalı</title>
		<link>http://www.alimsuner.com/2010/04/16/dadaist-cingene-masali/</link>
		<comments>http://www.alimsuner.com/2010/04/16/dadaist-cingene-masali/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Apr 2010 12:46:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alim Vedat Süner</dc:creator>
				<category><![CDATA[alimvedatsüner]]></category>
		<category><![CDATA[çingene]]></category>
		<category><![CDATA[dadaist]]></category>
		<category><![CDATA[darp]]></category>
		<category><![CDATA[git]]></category>
		<category><![CDATA[harp]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[sarp]]></category>
		<category><![CDATA[unut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alimsuner.com/?p=816</guid>
		<description><![CDATA[karardı kalbin şekere bulanmış
yanık katrandan çingene kazanı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>harp mağduru kalbin sanrısı,<br />
gaybın sesinden uzakta,<br />
durup dururken çıkagelmiş sancısı<br />
bir gece yarısı ağrısı<br />
ne migren, ne miğde yanması<br />
tut dilimin dadaist yanlarını<br />
ısır ısırabildiğin kadar dudaklarını<br />
kan değil damladıkça kararan<br />
karardı kalbin şekere bulanmış<br />
yanık katrandan çingene kazanı</p>
<p>darp mağduru yüzün yarısı,<br />
yumruğunu sıktıkça damlar<br />
avuçiçinden hayat yazgısı<br />
yazıldıkça silinmiş bir satır arası<br />
arasına sıkışıp kalmış kalp yarası<br />
tutar koparır kabuklarını kaşıdıkça<br />
kaşındıkça daha çok gömüldüğü<br />
lapa et dolu, can girdabında<br />
bir hayat telaşıdır peşinde koşturan<br />
ben yaralarında merhem kuruluğu gibi<br />
nefsimin içinde saklı son çığlığı</p>
<p>sarp yolların aşkıdır bahtı<br />
döne dolana çıkar gider varlığı<br />
hayatımın çatlaklarından sızdığı<br />
bir nükleer sızıntıdır tadı<br />
dilimden genzime sürüklenir usulca<br />
kokusu ciğerlerimde ölüm bahçesi<br />
ben kokladıkça mest olmuş cellat<br />
o idam sehpasındaki son dilenci<br />
hadi iste şimdi benden<br />
ne varsa, ne yoksa elimde kalan<br />
son parçamı emanet ettim tanrıya<br />
şimdi git, sonra unutursun nasılsa..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alimsuner.com/2010/04/16/dadaist-cingene-masali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yitik hil&#039;at-ı vücud</title>
		<link>http://www.alimsuner.com/2009/02/25/yitik-hilat-i-vucud/</link>
		<comments>http://www.alimsuner.com/2009/02/25/yitik-hilat-i-vucud/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 02:50:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alim Vedat Süner</dc:creator>
				<category><![CDATA[alimvedatsüner]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[isyan]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[mecburiyet]]></category>
		<category><![CDATA[ten]]></category>
		<category><![CDATA[vücud]]></category>
		<category><![CDATA[yalan]]></category>
		<category><![CDATA[yitik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alimsuner.com/?p=94</guid>
		<description><![CDATA[Geceyi lanete bürüdü kaderin açgözlü oyunları&#8230; Bir sevdalı yüreğin üzerine serpilen zoraki zevk tohumlarında, acıyı ve isyanı gördü gece&#8230; Kadın kapattı gözlerini, adam dokundu, kadın irkildi, adam daha da çok istedi: altında ızdırap içinde bakan yaşlı gözlere aldırmadan, o bedeni ele geçirmeyi&#8230; Bir ince gözyaşı ve hıçkırıkla başlayan kasıntılar, adam onun üzerine yığılana kadar devam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geceyi lanete bürüdü kaderin açgözlü oyunları&#8230; Bir sevdalı yüreğin üzerine serpilen zoraki zevk tohumlarında, acıyı ve isyanı gördü gece&#8230; Kadın kapattı gözlerini, adam dokundu, kadın irkildi, adam daha da çok istedi: altında ızdırap içinde bakan yaşlı gözlere aldırmadan, o bedeni ele geçirmeyi&#8230; Bir ince gözyaşı ve hıçkırıkla başlayan kasıntılar, adam onun üzerine yığılana kadar devam etti&#8230; Gözyaşları süzülürken yanaklarından, hissettiği bu sancı sadece bedenine zarar verecekti, çünkü öyle istiyordu&#8230; Bunun dışında hiçbir şey bilmek ve hissetmek istemiyordu&#8230; Peki, ama o bununla yetinebilir miydi? Acı kelimesini üstlenen o alın yazısı; gözlerini kapattığında, hayal perdesine vurupta canlanan silüetler; sevdiği ve yaşamak istediği hayatın kısa bir özetini o an görmek&#8230; Bunlarla yaşayabilir miydi? Ne zordu o anı yaşamak&#8230;<br />
Ölmek kadar zordu işte&#8230;<br />
Ama ölmek istese bile öle&#8217;bilemezdi ki&#8230;</p>
<p>İnsan en çok geride bıraktıklarına üzülüyor. Ölümü ve ölmeyi hep o sevilen insanlar zorlaştırıyor. Yoksa ölüm: bu hissiz tecavüzden en kolay kaçış yolu olacaktı ebedi bir çözümle&#8230; Peki ya yaşamak? Acı verecekti her yeniden ve tekrar baştan başlayan bu kâbus geceleriyle&#8230; Her uzandığında onun için yatağa; aldattığı hayallerin vicdan azabı kavuracaktı tenini&#8230; Oysa o, tenine sadece bir tek kişinin, bir tek yüreğin dokunmasını, okşamasını istiyordu! Ne kadar uzak hayallerdi bunlar&#8230; Neden hayat güçlükleri önüne sermekte bu kadar bonkör davranıyordu ki..?</p>
<p>Su aktı. Damlalar süzüldü gözlerinden dudaklarına&#8230; Su saçlarından sırtına, kalçalarına ve bacaklarına aktı&#8230; Damlalar süzüldü kasıklarından&#8230; Su ak&#8217;dı, su berrak. Ne kadar yıkansa da gitmeyecekti tenindeki bu yabancı koku&#8230; Kendinden kaçmak için çok geç kalmıştı&#8230; Hiç sevmediği, hiç sevemediği bir adamın gölgesinde; açtıkları yaraları kapatmakla geçirmişti bunca zamanını&#8230; Ne kadar yabancı ve yabaniydi adam; onun korumak istediği herbir imgeye&#8230; Su aktı&#8230; Damlalar asılı kaldı kadının çıplak bedenindeki kuytu girintilerde&#8230;</p>
<p>Sabaha yaklaştıkça üzerine daha birçok gelir olmuştu duvarlar&#8230; Sigaranın dumanı yetersiz, kahvenin tadıysa <strong>yitik</strong> kalmıştı artık&#8230; Hatıralar, kendilerini insanlara en acı yönleriyle tanıttıklarında unutulmaz oluyordu&#8230; Hiç yaşanmamış saymak, unutmak ne kadar mümkündü? Telefonu eline alıp aramak istedi hayaletini&#8230; Kendinden kaçıp, bir başka bedende yeniden yaşama şansı olsa, hiç düşünmeden kabul edebilecek kadar çaresiz ve köşeye sıkışmış hissediyordu&#8230; Kaçmak istiyordu&#8230; Kaçmak ve kurtulmak&#8230; Önce kendine ihanet etmeye mahkûm bedeninden, sonra tüm bu şehirden ve insanlardan uzaklaşmak&#8230; İnsan kendini kandırarak ne kadar yaşayabilirdi? Yaşıyordu işte bu acıyı; acıtıyordu sevmeye kıyamadığı kendi hayaletini&#8230;</p>
<p>Uyumayı denedi. Üzerine yapışıp kalmış gibiydi akşamdan sabaha acısına sebep yaşanmışlığın etkisi&#8230; Tekrar kendini banyoda buldu&#8230; Musluğu açtı, suyun altına girdi. Su aktı. Damlalar saçlarından süzülerek askılı bluzunun içine işledi. Su aktı. Damlalar sütyeninden tenine işgal etti. Su soğuk soğuk aktı. Damlalar kadının sıcak <strong>vücud</strong>unu hunharca ele geçirdi&#8230; Kadın suyu kapattıp üzerindekileri çıkardı, küvetin bir köşesine attı&#8230; Su aktı&#8230; Ama sadece ruhuna değmedi&#8230; Son kez çıplak teninde, ıslak hiçbir köşe kalmadığına inandığında suyu kapattı&#8230; Küvetten çıktığında artık inanmıştı vücudunun temizlendiğine&#8230; Soğuk su ile, başından başlayarak tüm bedenini saran bu işgence yöntemi, artık düşünceleri geçici bir süre defetmişti başından&#8230; Bornozuna sarıldı, hayaletine sarılır gibi, sımsıkı&#8230; Şuanda başka bir yerde olmak için neleri feda etmezdi, nelerden geçmezdi&#8230; Ama geçemedi&#8230; Çekmeceden bulduğu ilk pijamayı üstüne giyerek yatağına; her gece yalnız, yapayalnız uyuduğu mezara uzandı&#8230;</p>
<p>Güneş tepesine hesap sorar gibi dikilmiş; yazın son sıcağıyla tenini kavurmuştu; tül perdeden sızdığı kadarıyla&#8230; Mezarından kalkmak, ayaklanmak için hiçbir sebebi yoktu&#8230; Telefonunda ne yeni bir mesaj ne de aranmışlığın izleri&#8230; Hiçbir hayat belirtisi yoktu o&#8217;ndan&#8230; Telefonu tekrar yastığının altına koydu&#8230; Yattığı yerde döndü, gözlerini kapatmasıyla göz pınarlarının kendini salıvermesi bir oldu&#8230; Utanıyordu; aldığı nefesten, ısıtan güneşten, hayaletinden: kendinden&#8230; Artık sadece yalnızlığına ait olduğunu güneş battıktan sonra anladı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alimsuner.com/2009/02/25/yitik-hilat-i-vucud/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kedi masalı</title>
		<link>http://www.alimsuner.com/2009/02/20/kedi-masali/</link>
		<comments>http://www.alimsuner.com/2009/02/20/kedi-masali/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2009 03:10:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alim Vedat Süner</dc:creator>
				<category><![CDATA[alimvedatsüner]]></category>
		<category><![CDATA[3 cümle]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alimsuner.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[
evvel zaman içinde,
şu zamanın yansıması içinde,
bilinmez iki ülkenin: iki farklı şehrinde,
tanımaz birbirini, iki kedi sadece&#8230;
bir sevinçlik gözlerinde:
döndükçe daha da çok
dolandıkça ipe,
yüzlerde bir tatlı gülümseme&#8230;
iki kedi,
birbirinden uzak iki şehrin kalbinde,
hayallerini sürükler uykuya;
uyumadan önce bu masal gözleri önünde&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-47" title="Kedi Masalı" src="http://www.alimsuner.com/wp-content/uploads/2009/02/kedimasali_by_syntax.jpg" alt="Kedi Masalı" /></p>
<div style="display:none">evvel zaman içinde,<br />
şu zamanın yansıması içinde,<br />
bilinmez iki ülkenin: iki farklı şehrinde,<br />
tanımaz birbirini, iki kedi sadece&#8230;<br />
bir sevinçlik gözlerinde:<br />
döndükçe daha da çok<br />
dolandıkça ipe,<br />
yüzlerde bir tatlı gülümseme&#8230;<br />
iki kedi,<br />
birbirinden uzak iki şehrin kalbinde,<br />
hayallerini sürükler uykuya;<br />
uyumadan önce bu masal gözleri önünde&#8230;</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alimsuner.com/2009/02/20/kedi-masali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
