sis: "şarkı"
büyülü şarkı
dilime dolandı sözleri
tekrarı içinde söz oldum
……………………..özü buldum
kulağımda dönüp dolaşır müziği
notalarında ben bir nokta koydum
………………………………..oktav oldum
parmak uçlarımda metal,
parmak uçlarımda kemik,
parmak uçlarımda plastik,
parmak uçlarımda yılan derisi
vur sazına davuluna yüreğim
sen cennete alınmamış,
cehennemden bile kovulmuş bir şarkısın
bu gidişle varlığa gem vurup
yoksunluğa koşacaksın!
03.09.2009 / 14:17
devamıyol
O yol hiç bitmesin istemiştim. Adımlarıma ayak uyduruşunu izledim; geçerken hayatımdan, ömrümün son masum hayaleti… Adımlarını izledim. Siyahın vücuduna hapsoluşunu ve siyahın üstünden kayboluşunu izledim. Azrailim oldu: kapkaraydı giydikleri… Karanlığa yürüyordum; kendimi izledim: ömrümün son çocukluğuydu teni… Öptüm, kokladım, son şarkımı söyledim… Bu kulaklarına kendimi son hapsedişim…
O yol hiç bitmesin istemiştim. Saatler alsaydı keşke, varmak istediğimiz o ayrılık; o durak; o yalnızlık… Günler geceler sürseydi, daha mı az üzülecektik ki ?
Bilemedim…
O yol hiç bitmesin istemiştim. O kaldırımdan tekrar yürüyebilmek için hiç bir mecalim kalmadı artık. Onu son kokladığım yere sinmiştir şimdi kokusu; ona son sarıldığım kaldırıma yapışmıştır saçları, ojesi, ruju ve kanı… O yolu tekrar yürüyebilecek kadar gaddar olabileceğimi sanmıyorum artık… Ben masum bir katilim, faili meçhul hiçbir cinayette bulunmaz parmak izim… O kirletilmemişliğini, o beyazlığını, o duru saflığını orada herkesin içinde öptüğümde; ben ruhumu teslim etmiştim.
Ardımda bıraktığımsa: kadınım…
Ölen ben, öldüren de gene bendim…
O yol hiç bitmesin istemiştim. Onunla müttefik başladığım savaşın hiç bitmemesini ister gibi… Ama bir öğle vakti, bir gecenin ertesi, bir derdin tasasıyla büyüdü, kabus oldu, katran oldu, zifiri oldu…
Hangi şekliyle daha az üzülecektik ?
Bilemedim…
Birlikte varmak için çıktığımız bu yolun sonuna sevinemedim…

