sis: "sen"
rica
beni bir bankın soğuk ahşap yalnızlığına gömdün
sönmemiş sigaramın gökyüzüne karışan dumanı oldum
seni alıp götüren taksinin sarı siyah gölgesinde kendimi unutup,
giderken ardında bıraktığın toz bulutu oldum
tenime işlemiş deniz kokusunda okyanus oldum
sen yalnızlığınla bir uzun kumsal..
ve ne olur!
kokunu savursun da bana rüzgar,
ben bir dalga olup kıyına vurayım..
22.07.2009 / 19:18
bekler misin?
ben şehrin sokaklarında dolaşan bir yağmur bulutuydum,
ben bir ayrılığın şarkısı kısa frekans radyolarda,
bir menekşe kokusu komşu saksılarda…
her sabah sancıyan bir şarkıyı dilime dolayıp çıkardım yola
beni bu hoyrat hayatın köşe başında karşılayan acılardı
sen şimdi herşeyimi bir kenara bırakmam için
beni bekler misin ?
ben giderken götürdüm hep kara kaplı kitaplarımı
kırmızı kalemlerle not düşülmüş bir hatıralıktı yaşam
ve okuya dokuya içime işlemişti zorba insanların çamurları
şimdi tüm bunları bir martının kanadına yükleyip
deniz aşırı sonsuzluğa göndermem için
beni bekler misin ?
kapattım gözlerimi ıslak dudaklarının emanetine
kapattım eskiye dair ne varsa gönlümde
bir bir kapattım perdeleri rüzgarın esintisine
sen şimdi her geceyi benimle,
azrail gelinceye
beni bekler misin?
15.07.2009-20.07.2009
döne dolana
dudağımızda dünden kalma alkol birikintisi
avucumda miras sıcaklığı
bir ilahi iksir ki dilimin ucundaki tadı
döne dolana geceden sabahımdır kadınım
göğsümde saç tellerinin yarattığı enkaz
o dönerken cennet yatağımızda öte yana
ben bu ayrılığı bile kaldıramayacak kadar hasret
döne dolana uykuda bir melek kadınım
o masum gülüşünü taktımı yüzüne
tanrıya bir can borcum kalır
bir an olsun istemem yokluğunu
döne dolana hasret çektiğim kadınım
seni düşünmek!
mümkün mü seni düşünmemek?
hele de benden çok adını dile getiren birini, benimle bıraktıysan ?

